©sub by İlayda Tunca. Easily created with Wix.com

<<şimdiden sonra>>

 

Açık çağrı ile bir araya gelen Çanakkale’de yaşayan dört sanatçının RJNR kapsamında “şimdiden sonra” üzerine düşünerek üretimlerini gösterdiği, 4 Aralık’ta gerçekleşen sergiyle ilk dönemimizi tamamladık! 

Berka Kınay

Çanakkale Hüseyin Akif Terzioğlu Lisesi ve sonrasında MSGSÜ Heykel Bölümü'nde eğitimine devam ederken Devrim Erbil'in atölyesinde asistanlık yaptı. Çeşitli heykel sempozyumlarında görev aldı. 2018 yılında Sabancı ödülünü aldı. Üretimlerine ikizi Gökçe ile MUSE adını verdikleri atölyelerinde devam ediyor.

Gökçe Kınay

Çanakkale Hüseyin Akif Terzioğlu Lisesi ve sonrasında MSGSÜ Resim Bölümü'nde eğitimine devam ederken Devrim Erbil'in atölyesinde asistanlık yaptı. 18 Mart Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Resim Bölümü'nde yüksek lisansına devam ediyor. Üretimlerine ikizi Berka ile MUSE adını verdikleri atölyelerinde devam ediyor.

Kardelen Akçam

18 Mart Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nden mezun olduktan sonra aynı bölümde yüksek lisansına devam ediyor. Fotoğraf, kolaj ve yazınları bir araya getirdiği üretimlerinde Queer teori ve 'Beden' üzerine çalışıyor.

Orhan Mert

Uludağ Üniversitesi Resim Bölümü ve Erasmus programıyla Marie Curie Sklodowska Üniversitesi'nde Alicja Snoch Gravür atölyesinde eğitim aldı. Çanakkale 18 Mart Üniversitesi'nde yüksek lisansını tamamladı ve aynı bölümde doktorasına devam ediyor. Üretimleri İtalya, Polonya, Japonya ve Polonya başta olmak üzere özellikle baskı sanatları bienallerinde sergilendi.

John Zerzan / Gelecekteki İlkel

 

2. bölüm: Zamanın başlangıcı, Zamanın sonu

 

s.43

 

…En can alıcı sorular­dan biri şudur; zamanın yarattığı temel baskı etkin bir şekil­de nasıl kontrol altına alınabilir veya reforme edilebilir? Oy­sa bunu yapmak yerine, neden bu baskıyı tamamen ortadan kaldırmayalım?

 

s.44

 

…Debord şöyle yaz­mıştı; " 'Varlığı bastırdığı ölçüde var olan negatif bir varlık olarak' insan, zamanla özdeştir."3 Artık reddedilen bu denk­lemi aydınlatmanın en iyi yolu belki de zamanın kökenine, evrimine ve mevcut konumuna bakmaktır.

 

Horkheimer ile Adorno'nun anlamlı bir şekilde dile getir­diği gibi, eğer "her türlü şeyleşme bir unutuş"4 ise, zamanın bulunmadığı kökenimizden kopuşumuz ve ebedi bir şekilde "zamana yenilmemiz" bağlamında her türlü "unutuşun" bir şeyleşme olduğu da bir o kadar doğrudur. Esasen tüm diğer şeyleşmeler buradan doğmaktadır.5

 

Zaman denilen nesneleşme ve onun akışının şimdiye dek hiç kimse tarafından tatminkar bir şekilde tanımlanmaması, konunun bir hayli karmaşık olmasından kaynaklanıyor ol­malı.

 

s. 45

 

…Frank­furt okulunun mensupları ise şu sonuca varmıştı; "eski çağla­rın düşüncesi, zamanı tekdüze bir süreklilik veya nitel ola­rak farksız anlardan oluşan bir ardışıklık olarak ele almaz."9 Bunun yerine ilk insanlar, "her an bir arada var olan ve böy­lece hem nicel hem de nitel bakımdan sürekli olarak değişen olaylar bütününü beraberinde getiren bir iç ve dış deneyim akışı içinde yaşamıştır."10 

 

Ovalarda yaşamış olan avcı-toplayıcı kadın kafatasları ü­zerinde çalışan Jacquetta Hawks, "ovadaki tüm günlerin, tüm mevsimlerin direşimli bir birlik oluşturduğu öncesiz son­rasız bir şimdiyi" tasavvur etmiştir.11 Gerçekten de yaşam, sürekli bir şimdi içinde yaşanmaktaydı12; bu ise, tarihsel za­manın gerçekliğe içkin olmadığı, tersine gerçeklik üzerinde bir dayatma olduğu anlamına gelmektedir. Kendisi olaylar­dan bağımsız kalarak tüm olayları birbirine bağlayan o son­suz ilerleme içinde açılan bir "yumağı" andıran böylesine so­yut bir zaman anlayışına tümüyle yabancıydılar.

 

…Açıktır ki, zamansal mesafe davetsiz bir misafir gibi insan aklına girmeden önce, özne ile nesne arasında tama­men farklı bir ilişki vardı. Algı dediğimiz şeyin, doğanın

dış­lanmasına ve tahakküm altına alınmasına yol açan uzaklaş­mayı yaratan günümüzdeki tek boyutlu eylemle herhangi bir benzerliği yoktu.

 

s. 46

 

…Wax on dokuzuncu yüzyıl Pawnee Kızılderililerinden söz ederken şöyle der; "Yaşamlarında bir ritim var, ama ilerleme yok."13 Hopi dili ne geçmişi ne şu anı ne de geleceği çağrıştıran hiçbir referans içermez.

 

 

3. Max Horkheimer ve Theodor W. Adomo, The Dialectic of Enlightenment (New York, 1972), s. 21.

4. Robert C. Neville, Freedom and Cosmology (New Haven, 1974), s. 83.

5. J.D. Berna!, The Extension of Man (Londra, 1972), s. 27.

9. H. Levy, The Universe of Science (New York, 1933), s. 82.

10. Charles Parsons, Mathematics in Philosophy (lthaca, 1980), s. 176.

11 . Alfred North Whitehead, Eine Enfurung in die Mathematik (Bern, 1928 ) , s. 41-47. (Genellik ve genelliğe duyulan istek konusu İngilizce baskıdan alıntılanmıştır.)

12. "İnsanın tilin bilgisi ya deneyim ya da matematiktir." Friedrich Nietzsche, The Will to Power (New York, 1967), #530 (s. 288).

13. Arend Heyting, Claude Levi-Strauss'un The Savage Mind (Şikago, 1966) adlı eserinde belirtilmiştir, s. 248.